Tarihi boyunca büyük yangınlara sahne olan İstanbul’un, Bizans döneminden itibaren ağırlıklı olarak ahşap yapılardan oluştuğu bilinmektedir. Şehrin nüfusu arttıkça ve sokaklar daraldıkça yangın tehlikesi büyümüştür. 19. yüzyılda İstanbul’da bulunan Mareşal Moltke, hatıralarında Sultan saraylarının dahi ahşap barakalardan farksız olduğunu, taş temel üzerine ahşap kaplama ve kerpiç dolgu ile yapılan evlerin yangın anında hızla tutuştuğunu belirtmiştir. Beyoğlu’ndaki kargir binalar ve elçilikler dahi şiddetli hararet karşısında yangından kurtulamamıştır.
İlk Tedbirler ve Tulumbacı Ocağı (1579–1826)
Osmanlı’da yangınlara karşı alınan ilk yazılı tedbir, III. Murat’ın 12 Mart 1579 tarihli fermanıdır. Bu fermanla her evde bir büyük fıçı su ve dama ulaşacak bir merdiven bulundurulması zorunlu kılınmıştır.
İtfaiye teşkilatının temeli ise "Gerçek Davut" adını alan Fransız asıllı bir mühendis tarafından atılmıştır. Davut’un icat ettiği ve ilk kez Tüfekhane ile Tophane yangınlarında denenen tulumbaların başarısı üzerine, Vezir İbrahim Paşa tarafından "Tulumbacı Ocağı" kurulmuştur. 1714 yılında kurulan bu ocak, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı ile birlikte kaldırılana kadar yaklaşık 110 yıl hizmet vermiştir.

Modernleşme Süreci ve İtfaiye Alayı (1874)
Tulumbacı Ocağı'nın kaldırılmasının ardından yaşanan büyük yangınlar (özellikle 1871 Beyoğlu yangını), mevcut mahalle tulumbacılığının ve yarı askeri teşkilatların yetersizliğini ortaya koymuştur. Sigorta şirketlerinin talebi ve hükümetin incelemeleri sonucunda Macaristan İtfaiye Teşkilatı örnek alınmıştır.
Macaristan’dan davet edilen Kont Ödön Széchenyi’nin (Széchenyi Paşa) rehberliğinde, 26 Eylül 1874 tarihinde 4 taburlu modern "İtfaiye Alayı" kurulmuştur. Bu süreçte yapılan reformlar şunlardır:
Başıbozuk tulumbacıların askeri eğitime alınması ve disipline edilmesi.
Tulumbaların omuzda taşınması yerine hayvanla çekilen arabalı sisteme geçilmesi.
İtfaiyeciler için ateşe dayanıklı özel üniformalar, miğferler ve teçhizatların standartlaştırılması.
Boğaziçi’ndeki yalıları korumak amacıyla 1884 yılında Bahriye (Deniz) İtfaiye Taburu'nun kurulması.

Teknik Sorunlar ve Çözüm Arayışları
Széchenyi Paşa döneminde teşkilat modernleşse de su sıkıntısı büyük bir engel teşkil etmiştir. İstanbul’un su dağıtım imtiyazını elinde bulunduran Fransız şirketi (Dersaadet Su Osmanlı A.Ş.), yangınlarda kullanılan suyu ücretsiz vermeyi taahhüt etmesine rağmen, maddi kaygılarla su akışını aksatmıştır. Ayrıca sigorta bedelini almak isteyen mülk sahiplerinin (özellikle gayrimüslimlerin) kasıtlı yangınlar çıkardığı tespit edilmiştir.
Bu sorunlara karşı II. Abdülhamid döneminde "Men-i Harik Tedâbirini Havî Nizamname" (1890) yayınlanarak binaların inşası, baca temizliği ve denetimi konusunda sıkı kurallar getirilmiştir.
Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz Yapılanması
49 yıl süren Askeri İtfaiye dönemi, 25 Eylül 1923 tarihinde teşkilatın İstanbul Belediyesi’ne devredilmesiyle sona ermiş ve bu tarihten itibaren hizmetler Belediye İtfaiyesi olarak yürütülmeye başlanmıştır. 1997 yılında Daire Başkanlığına dönüştürülen ve zamanla çeşitli birimlerin eklenip ayrılmasıyla değişime uğrayan teşkilat, 2024 yılında AKOM’un ayrılmasının ardından Merkez, Avrupa ve Anadolu İtfaiye Şube Müdürlükleri ile Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğü olarak hizmet vermeye devam etmektedir.
Tarihsel Zaman Çizelgesi
1579 Padişah III. Murat, yangınlara karşı ilk yazılı tedbir olarak kabul edilen fermanı yayınladı (su fıçısı ve merdiven zorunluluğu).
1714 Gerçek Davut’un icadı olan tulumbanın başarısı üzerine, III. Ahmet devrinde Yeniçeri Ocağı'na bağlı "Tulumbacı Ocağı" kuruldu.
1826 Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte Tulumbacı Ocağı da lağvedildi.
1826 Ocağın kaldırılmasından 48 gün sonra Hocapaşa Yangını çıktı; bu durum yeni teşkilat ihtiyacını doğurdu.
1827 Şimdiki İstanbul Üniversitesi binasında (Serasker Kapısı) "Yarı Askeri" bir itfaiye teşkilatı kuruldu.
1846 Zaptiye Müşiriyeti kuruldu; karakollarda tulumba bulundurulması kararlaştırıldı.
1869 Belediye Daireleri kurulunca buralara bağlı tulumbacı takımları ("Daireli") ve "Mahalle Tulumbacılığı" sistemi oluşturuldu.
1871 Büyük Beyoğlu Yangını meydana geldi; mevcut sistemin yetersizliği anlaşıldı. Macar uzman Kont Ödön Széchenyi İstanbul’a ilk kez geldi.
1874 26 Eylül: Széchenyi Paşa yönetiminde 4 kara taburundan oluşan modern "İtfaiye Alayı" resmen kuruldu.
1874 24 Kasım: Sultan Abdülaziz’in iradesiyle Széchenyi, İtfaiye Alayı Başöğretmenliğine atandı.
1884 Boğaziçi'ndeki yalıları korumak amacıyla ilk Deniz İtfaiyesi (Bahriye Taburu) kuruldu.
1890 Yangın önlemlerini ve cezai yaptırımları içeren "Men-i Harik Tedâbirini Havî Nizamname" yayınlandı.
1891 Almanya'dan yeni sistem buharlı yangın tulumbaları alınarak taburlara dağıtıldı.
1911 Bâbıâlî yangını sonrası motorlu tulumbalar ve itfaiye araçları envantere girmeye başladı.
1922 İstanbul İtfaiyesi’ni 48 yıl yöneten Széchenyi Paşa vefat etti.
1923 25 Eylül: Askeri İtfaiye, fiilen İstanbul Belediyesi’ne devredilerek "Belediye İtfaiyesi" oldu.
1997 10 Ekim: İtfaiye Müdürlüğü, "Daire Başkanlığı" statüsüne yükseltildi; organizasyon yapısı 3 müdürlük olarak genişletildi.
2005 İstanbul ve Boğaziçi Bölge Müdürlükleri birleştirilerek "Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü" kuruldu.
2006 Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğü ile AKOM, İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesine bağlandı.
2024 Merkez, Avrupa, Anadolu İtfaiye Müdürlükleri ve Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğü olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Macaristan’ın köklü ve aristokrat bir ailesinden gelen Ödön Széchenyi, 1839’da Bratislava’da doğmuştur. Babası Kont Istvan Széchenyi, Macar tarihinin önemli komutanlarından ve ilimler akademisi kurucusudur.
Denizcilik eğitimi alan ve genç yaşta kaptan olan Ödön, Londra İtfaiyesi'nde edindiği tecrübeleri ülkesine taşıyarak Macaristan itfaiyesini kurmuştur. Sultan Abdülaziz’in davetiyle İstanbul’a gelen Széchenyi, 48 yıl boyunca İstanbul İtfaiyesi’ni yönetmiş, Miralay ve Ferik (Paşa) rütbelerine yükselmiştir.
Türkleri seven ve İstanbul’u ikinci vatanı olarak gören Széchenyi Paşa, 23 Mart 1922’de vefat etmiştir. Cenazesi vasiyeti üzerine ülkesine gönderilmemiş, Feriköy Latin Katolik Kabristanı’na defnedilmiştir.